NATO Zirvesi yaklaşırken gözler Ankara’ya çevrildi. Zirvenin güvenlik başlıkları kadar, liderler arasındaki temaslar ve perde arkasındaki diplomatik mesajlar da yakından takip ediliyor.
Bu süreçte dikkat çeken gelişmelerden biri Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’dan geldi.
İsrail’de bazı çevrelerin 1915 olaylarını siyasi gündeme taşıma girişimleri tartışılırken, Paşinyan’ın yaptığı açıklama sadece Ermenistan açısından değil, bölgesel dengeler bakımından da önemli bir mesaj içeriyor.
Paşinyan, bu konunun siyasi bir araç haline getirilmesine ortak olmak istemediklerini söyledi. Bu yaklaşım, Erivan’ın son dönemde izlediği daha pragmatik dış politika çizgisinin yeni bir göstergesi olarak değerlendirilebilir.
Çünkü Paşinyan uzun süredir Ermenistan’ın geçmişin çatışmalarıyla değil, geleceğin fırsatlarıyla hareket etmesi gerektiğini savunuyor.
Karabağ sonrasında ortaya çıkan yeni jeopolitik tabloyu okumaya çalışan bir lider profili çiziyor.
Bölgesel gerçekler değişti.
Kafkasya’da güç dengeleri değişti.
Ulaşım koridorları, enerji hatları ve ekonomik iş birlikleri yeni dönemin ana başlıkları haline geldi.
Paşinyan’ın da bu tabloyu dikkate alarak hareket ettiği görülüyor.
Bu nedenle Ermenistan’dan gelen açıklama, yalnızca tarihi bir tartışmaya ilişkin değerlendirme olarak okunmamalı.
Aynı zamanda yeni dönemin diplomatik tercihleri açısından da anlam taşıyor.
Şimdi gözler İsrail siyasetinde olacak.
Bu tartışmaların parlamentodaki yansımaları ne olacak?
Netanyahu hükümeti bu konuda nasıl bir yol izleyecek?
Bunlar önümüzdeki dönemde daha net görülecek.